Kolajen Kullanmalı Mıyız?
Yaşlanmayı durduracak sihirli iksir arayışı Kleopatra’dan önce de vardı, günümüzde de var. Her döneme damgasını vuran ayrı bir yıldız oldu. Yeni yıldızımız; kolajen.
Son yıllarda durmaksızın, kolajenin yaşla yıkılmasını ve cildin bu yüzden yaşlanıyor olmasını, kolajeni artırmanın yollarını konuşuyoruz. Kolajen vücudumuzdaki doğal bir protein. Hatta en fazla sahip olduğumuz protein. Kaslarımızda, kemiklerimizde, tendonlarımızda, bağlarımızda, organlarımızda, damarlarımızda, barsak duvarımızda ve tabii ki cildimizde, kısaca tüm bağ dokumuzda mevcut.
Vücudumuzda kolajenin bir yapım ve yıkım dengesi var. 20’li yaşların sonunda yıkım, yapımın önüne geçiyor ve yokuş aşağı iniş başlıyor. Kırışıklıklar ortaya çıkıyor, tendonlar ve ligamanlar esnekliğini yitiriyor, kaslar zayıflıyor, eklem ağrıları baş gösteriyor. Yaşlanma haricinde yeterli kolajenimizin olamamasının başlıca sebebi beslenmemiz. Eğer gerekli materyale sahip değilse vücudumuz kolajen üretemiyor. Nedir bu gerekli materyal: Aminoasit adını verdiğimiz yapı taşları.
Proteinden zengin bir gıda tükettiğimizde, sindirim sistemimizde parçalanıp yapı taşlarına yani aminoasitlere ayrılır. İlikli kemik suyu, kırmızı et, balık, yumurta tükettiğimizde kolajen sentez edebilmemiz için gerekli aminoasitleri vücudumuza kazandırmış oluruz. C vitamini, çinko ve bakır da bu aminoasitlerden kolajen üretebilmemiz için elzem. Kolajen sentezleyebilmek için gerekli yapı taşlarını almanın en önemli yolu beslenme.
Kolajen sentezlemenizi destekleyecek dengeli ve sağlıklı bir beslenmeniz varsa kolajen takviyesine ihtiyacınız yok. Ancak, o çok kıymetli aminoasitleri beslenmeyle alamıyorsak, ikinci en iyi yol kolajen takviyeleri. Örneğin suda ve diğer içeceklerde çözünen hidrolize toz kolajen.
İçtiğimiz kolajen cildimize direkt kolajen olarak ulaşmaz. Bu yanılgıyı kırmamız gerekir. Önce sindirim sisteminde yapı taşlarına parçalanır, ondan sonra kan yoluyla o yapıtaşları cilde ve diğer organlara ulaştığında kolajen sentezi için hammadde sağlanmış olur.
Sonuç olarak: "Sadiye Hanım kolajen içelim mi?” sorusunun cevabı "kemik suyu ve diğer protein kaynaklarını yeterli tüketmiyorsanız, ikinci en iyi seçenek olarak evet içebilirsiniz”. Ben içiyor muyum? Hayır. Neden? Benim evimde haftanın en az 3 günü kemik suyuna sebze çorbası olur ve tüm aile bundan faydalanır. Ama böyle olmasaydı, evet ikinci en iyi seçenek olarak hazır kolajen preparatları tüketmem gerekirdi.
Dr. Sadiye Kuş
Dermatoloji Uzmanı
Dr.Sadiye Kuş, doğal güzelliğin korunması için çalışan bir dermatoloji hekimi. Doğru yaşam seçimleri, cilt tipimize ve cildin ihtiyaçlarına uygun bir cilt bakım rutini ve kozmetik işlemlerle cildin uzun ömürlü sağlığının (skin longevity) korunmasını savunuyor. Güzelliğin gençlik ya da günümüzde dayatılan güzellik kriterleriyle özdeş olmadığının ve doğal güzelliğin her yaşta korunabileceğinin altını çiziyor.